Stok kontrolu

Stok bulundurma sonucunda işletme çeşitli giderlere katlanmaktadır. Bunlardan önemlileri tedarik pirimleri, vergiler, kırılma, bozulma, kayıplar, depo kirası, aydınlatma, ısıtma, bekçilik ücretleri ve muhasebe kayıtlarında bulunmayan, fiili bir masraf olmayan stok atıl halde bulundurulan sermaye maliyeti vs. dir.

Bu giderlerin özelliklerine, önem derecelerine göre öz olarak değinelim.

Sermayenin stok yatırımlarında hareketsiz bırakılması, sağlanması mümkün olan bir kar kaybına sebep olmaktadır. Yani bu sermaye diğer alanlara plase edilmiş olsaydı bir gelir sağlanmış olacaktı. Ayrıca yatırılan sermaye yabancı kaynaklardan tedarik edilmişse yabancı sermayenin de faizi bir stok bulundurma maliyeti olarak belirecektir.

İşletme stoklarının finansmanında kullanılan hareketsiz sermayenin oluşturduğu maliyetler yatırım hacmi ile orantılı olmaktadır. Kaldı ki yabancı kaynaklardan finansmana gidilmesi halinde işletme yine faiz ödeme durumu ile karşı karşıya kalacaktır.

Stoğa gidilmesi halinde fiziki bozulma, kırılma ve çalınmalarla ilgili kayıplar da meydana gelmektedir. Hatta iktisadi yönden de kayıplar ortaya çıkabilir. Bu tip stok giderleri stok hacmine bağlı olan giderlerdir. Stok bulundurma miktarı arttıkça bu giderler de artacaktır. Ancak bu orantıyı belirli bir zaman periyodu içerisinde düşünmek gerekir. Fiziki bozulma ve yıpranmalar stokta bulundurulan malın fiziki ve kimyasal yapısına bağlıdır.

Örneğin çimento, gıda maddeleri demir vs. Demek oluyor ki stok edilen malların hacmi kadar malın özellikleri de stokta bulundurma giderler üzerinde etkili bir faktördür.

Vergi : Ödenen vergilerin kesin tespiti oldukça güçtür. Tabii verginin konusu da oldukça önemlidir. Bilhassa bazı vergiler yılın belirli günlerinde tahsil edilecekleri için tamamen o günkü stok seviyesine bağlı kalmaktadır. Böyle bir durumda vergi bütün bir yıl boyunca devamlı bir şekilde değil, belirli bir anda alınmaktadır. O andaki stok seviyesi düşük ise vergi vergi ve yatırı maliyeti için katlanılan gider de düşük olacaktır. Bunu aksine miktar yüksek olduğu taktirde vergi yükü de yüksek olacaktır.

Depo kiraları: Depo kiralandığı zaman belirli bir süre tespit edilir. Deponun büyüklüğü kiralanan süre içerisinde ihtiyaç duyulacak seviye bazı üzerinden hesaplanacaktır. Depo kira giderleri günden güne stok seviyesinin göstereceği değişikliğe göre değişmeyen giderlerdir. Ancak kira mukabeleleri değişiyorsa kira gideri de mukabeleye uygun olarak değişecektir.

Sigorta giderleri : Stokların maruz kalacakları risklere karşı sigorta edilmesi için katlanılan sigorta giderleri stok yatırım hacmiyle orantılı olan giderlerdir. Sigorta giderleri aynı zamanda stok edilen malın özelliğine bağlıdır. Örneğin : Demir veya kağıt stokları gibi.

Yukarıda sayılan giderlerden başka stok kayıt giderleri, stok sayımı ve depoya stoklanacak malların sayılması gibi giderler belirli bir yaklaşımla stok hacmine bağlı kalabilen giderlerdir.

Stok bakım giderlerinin bir kısmı stok hacmine bağlı olmamakla beraber bir kısmı stok hacmine bağlı olmaktadır. Ayrıca stok eskime de göz önüne alınması gereken stok bulundurma giderleri arasında yer almaktadır. Eskiyen malın incelendiği gün satın alma fiyatı ile gelir sağlayacağı fiyat arasındaki farka göre maliyet hesaplanır.

VII. MALİYETLERİN MATEMATİK MODELE GÖRE İZAHI

Uygulamada yukarıda saylan bütün maliyetleri bir matematik model içerisinde açık olarak göstermek oldukça zordur. Genel olarak basit yaklaşımlarla konuya girmek gerekir. Bu yaklaşımın temel ilkesi stok giderlerinin stok yatırımlarıyla ilgili olduğu varsayımına dayanmaktadır. Analizlerimiz bu esasa göre geliştirilecektir. Orantının sabit faktörüne I diyelim. Diğer bir deyişle I, birim zamanda bir ünitenin yatırım değerine ilave edilen stok maliyet ölçüsüdür. Bu ölçü TL olarak ifade edilir. Buna göre bir ünitenin stok yönetim gideri o ünitenin stokta bulundurma süresi ile de orantılı olacaktır. Süreyi bir yıl aldığımızda stok yönetim gideri IC 1ò0 X (t) dt denklemi ile izah edilebilir.

C= Stokta bulundurulan malların birim fiyatı

X= Stok seviyesi (Hacmi)

t= Süre. Ancak yılbaşında t=0, yıl sonunda t=1 olacaktır.

Bundan dolayı stok edilecek malların seviyesi yıl içerisinde değişebilir. Stok giderlerinin ortalama stok seviyesi üzerinden hesaplanması model analizlerimizde  daha geçerli olacaktır. Çünkü stok giriş ve çıkışları süreye göre çok veya az miktar ve düzende hareket gösterebilmektedir. Bu hareketler Şekil 7 üzerinde gösterilmiştir

Aylık reel stok hareketleri grafikte dişli eğri ile gösterilmiştir. Bu hareketlere göre stok giderlerinin hesaplanması oldukça zor ve zaman alıcıdır. Üçer aylık periyotlar halinde ortalama alındığında dişli eğri düz bir çizgi haline dönüşecektir. Bu doğru ortalama stok doğrusudur.

Stok hareketleri teorisinde günlük az veya çok düzensiz giriş ve çıkışlar yerine aylık ortalamaların alınması daha uygun ve kolay olmaktadır.

Ortalama stok belirli bir dönemde minimum ve maksimum stok miktarlarının ortalaması alınarak belirlenir. Genellikle minimum stok seviyesi 0 kabul edilir. Buna göre maksimum stok seviyesi ile minimum stok seviyesinin toplamının 2’ye oranı 0 devrenin ortalama stok miktarını verecektir.

Örnek : Bir işletmenin yıllık talebi 1000 ünitedir. Bu talebin bir defada sipariş edildiğini kabul edelim. Sipariş edilen mal 12. ayın sonunda sıfıra iniyor

Buna göre ortalama stok seviyesi =  (Maksimum stok + Minimum stok) / 2

formülü ile izah edilir. Örnekteki değerleri yerine koyduğumuzda :

Ortalama stok stok seviyesi =    (1000+0) /2   = 500 ünitedir.

İşletme yıllık ihtiyacını bir siparişle değil, bunun yerine iki siparişle karşılamayı öngördüğü takdirde ortalama stok seviyesi birinciye göre değişik olacaktır. Yıllık talep 1000 ünite olduğuna göre işletme ihtiyacının ilk yarısını 1. Dönemde (ilk 6 ayda) Diğer 500 üniteyi de ikinci dönemde tedarik ettiğini kabul edelim.

Buradan görüldüğü gibi iki siparişe geçildiği taktirde ortalama stok seviyesi 250 üniteye düşmektedir. Formülle hesaplarsak :

Ortalama stok seviyesi : 500/2 =250 ünitedir.

Sipariş sayısının artısı ortalama stok ve yatırım seviyesi ile buna bağlı stok giderlerini etkilemektedir. Daha doğrusu sipariş sayısı arttıkça ortalama stok hacmiyle yatırımlar düşmektedir. Bu düşüş değişir nitelikteki stok giderlerini de orantılı olarak azaltır. Optimal stok seviyesi sipariş sayısı ile sipariş hacminin en uygun biçimde saptanmasına bağlı olmaktadır.

Stok giderlerinin hesaplanmasında ortalama stok hacminin bir ölçü olarak korumak kaçınılmaz olmaktadır. Stok kontrol giderleri için seçilecek matematik model yukarıda anılan bütün giderleri kesin ve açık şekilde kavrayamamakta ve ancak belirli yaklaşımlarla bu giderler izah edilebilmektedir. Bunlardan en önemlisi atıl maliyet diye belirteceğimiz kardan mahrumiyettir. Stoklara yatırılan sermayenin alternatif maliyeti faizin bir fonksiyonudur. Aynı zamanda belirli bir oranda iş şekline ve yatırımın yapılacağı varlıkların disponibilitesine bağlı olmaktadır. Bu nedenle stok bulundurmak için yapılan yatırımın alternatif maliyetini diğer bir deyişle kardan mahrumiyetin hesaplanması kolay ve açık olmamaktadır.

Vergiler için de aynı şey denilebilir. Hesap metotlarında vergi giderlerinin izah edilmesi hassa bir konudur. Gerçekten vergi depodaki stokların hacmiyle ilgiliyse, yılın herhangi bir gününde oluşuyorsa bu gider stok ortalamasına bağlı değildir. Bu duruma göre stok yönetim giderlerini hesaplama metodu vergiler için belirli bir fon varlığını kabul edecektir. Bu fon her stok edilen birimin stokta kalış süresine uygun olarak ödenecek vergiyi karşılayacak seviyede olmalıdır. Bu şekilde  hesaplama tekniği özel metotları gerektirmektedir.

Genel olarak kontrol günlerinde stok seviyesini düşürmek için herhangi bir çaba gösterilmiyorsa vergi giderlerine kaba bir yaklaşımla stok giderlerini ilave etmek mümkündür. Kritik tarihlerde seviye düşürülüyorsa devamlı olmayan ve belirli bir sürede meydana gelen vergiyi dikkate alan bir matematik modelini kullanmak gerekir.

Stok maliyetleri içerisinde bulunan diğer giderlerden dikkat edilecek en önemlilerinden birisi de eskime maliyetidir. Bu maliyeler belirli bir sürede meydana gelmekte ve ancak bu zaman kesinlikle tespit edilememektedir. Esasen eskime maliyetleri stok bulundurma maliyetleri içerisinde göstermek ve hesap modelinde izah etmek vergi giderleri kadar zordur. Depoda kalış sürelerini uygun olarak her mal için eskimeye karşı bir fonun emniyet düşüncesi ile teşkili öngörülebilir. Ancak, bu fonun kayıtları karşılayamaması veya ihtiyaçtan fazla olması önemlidir. Hatta zaman zaman bu konuda ciddi yanılmalara düşülebilir. Şu kadarını belirtelim ki eskime stok süresi hacmine bir oranda bağlı olan bir giderdir.

Stok edilen malların çalınması ve bozulması gibi kayıplar büyük oranda stoktaki yatırım hacmine bağlıdır. Kullanılacak hesap metotlarında yeteri kadar bu giderler izah edilebilmektedir.

Önceki bölümde stok seviyesi ile stok giderleri yani yıllık stok maliyetleri ile ortalama stok hacminin orantılı olduğu belirtilmiştir. Yukarıda izah edilen sapmalara rağmen stok maliyetleri ile ortalama stok hacmi arasında belirli bir orantının mevcut olduğu bir gerçektir. Bu durumda kullanılan metot stok giderlerini kavrayacaktır. Fakat talebin çok istikrarsız ve aşırı dalgalanma gösterdiği durumlarda bu iki faktör arasında tam bir orantıdan bahsetmek biraz güçtür. Çünkü ortalama stok hesapları oldukça müphem bir durum alır. Bu şartlarda stok giderlerinin kullanılan modelle gösterilmesi tahmin ve yaklaşımlarla mümkün olabilecektir. Sonuç olarak yıllık stok bulundurma giderlerinin ortalama stok ile doğrusal bir biçimde değişmektedir. Aynı zamanda bu giderler bir dönemdeki birim mal değerinin bir yüzdesi olarak gösterilir.

Ortalama stok miktarı arttıkça stok giderleri doğru orantılı olarak yükselecektir. Stok bulundurma giderleri stokta bulunan mal değerinin bir yüzdesi olarak ifade edilir . Bu yüzdenin ne olabileceği konusunda araştırmalar yapılmış ve çeşitli yüzdeler saptanmıştır. Ama bunlar değişkenlik göstermektedir.

Alıntıdır:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

© 2013 Frontier Theme